KALKIMIN TARİHİ
Kalkım Beldesi;
Yenicenin güneyinde bulunan beldenin merkeze uzaklığı 38 km. dir. Bölgenin en
eski yerleşim merkezlerindendir. Agonya kapısı olarak bilinen Kayatepe Köprüsü
Büyük İskender zamanından kalmıştır.Kalkım Beldesine Malazgirt Savaşından sonra
Bayat ve Avşar boyları gelip yerleşmişler. 1301 yılında Karasi Beyliği
topraklarına dahil olmuştur. Osmanlı İmparatorluğu döneminde önemli bir yerleşim
merkezi olmuş, yörede çevre mahkemelerine bakan kadı vekilleri olan Naipler
oturduğu için Naipli adı da verilmiştir. 1. Dünya savaşında bir kavşak
noktasında bulunmasından dolayı İtilaf Devletleri tarafından işgale uğramıştır.
Atatürk 1934 yılında İran Şahı ile yaptığı gezi sırasında Kayatepe denilen yerde
Kalkımlılar tarafından karşılanırken,giydikleri üç etek ve diz altından bağlanan
mahalli kıyafetler Atatürk'ün dikkatini çekmiş, yörenin kalkınması için
yetkililere emir vermiştir. Halkın ana geçim kaynakları dokumacılık, tarım,
hayvancılık ve av turizmi gelirleridir. Başta tütün ,salçalık kırmızı biber,
domates,çeşitli meye üretimleri yapılmaktadır. Orman bakımından zengin olan
bölgede Orman İşletme Müdürlüğü bulunmaktadır. Av turizmi için bölgede oteller
yapılmıştır.Beldede her yıl geleneksel yağlı pehlivan güreşleri yapılmakta
olup,Milli Parklar müdürlüğüne ait mesire yerleri ile geyik çiftliği de
bulunmaktadır.
Anadolu,çağlar boyu türlü uygarlıkları bağrında yaşatmış,herbiri de değişik
izler ve zengin bir kültür bırakmıştır. Ardında bu birikimli mirasa sahip olan
Türkler de ellerindeki değerlere yenilerini eklemişler ve bugün hayranlık
uyandıran elsanatı ürünlerimizi yaratmışlardır.
Yemenilerde,çarpanalarda,halı,kilim ve diğer dokumalarda Anadolu insanının yaşam
öyküsünü bulursunuz. Bir halı yada kilime baktığınızda üzerindeki renkler ve
motifler birşeyler anlatmak ister gibidir. Neşesini, hüznünü, derdini,sevincini
düğüm düğüm, renk renk sergiler Anadolu insanı.Üzüntülü günlerde yakılan
ağıtlar, neşeli kahkahalar yada gelecek günlerden beklentiler gizlenmiştir
düğümlerin arasına. Motiflerin, renklerin çekiciliğine dalar, kaybolur
gidersiniz o zengin dünyada ve bir yolculuğa çıkarsınız Anadolu insanının
yaşamında. Bizler de, yünün eğrilip boyanmasına, dokunmasından yıkanmasına kadar
geçen aşamadaki emek,özveri,duygu ve beklentileri sergilemek istedik.Bu nedenle
bulundukları ortama güzellik ve sıcaklık katan halı ve kilimlerimizi hem
anlattık hemde fotoğraflıyarak web ortamında sizlere sunmaya çalıştık. Ayrıca
herbirinin kendine özgü estetik bir değeri olan halı ve kilimlerimizi dokuyan o
öpülesi ellere de bir teşekkür yollamak istedik. Bu sanat ürünlerini yaratan
kadınlarımız; selam, sevgi ve sonsuz alkış sizlere !....
Saygılarımızla.
|
|
|